spanner Part Finder
chevron-down

Senin Otomobilin, Senin Hikayen - Bölüm 5 / BMW M3 E36: 1990'lardan Gelen Klasik Bir Yol Savaşçısı

BMW M3 E36 şüphesiz ki 1990’ların en çok tanınan otomobillerinden birdir. Çok sevilen M3 E30‘un yerini alan E36, altı silindirli bir motor kullanılan ilk M3’dü, ‘BMW S50/S52’. 1992-1999 yılları arasında üretilen bu otomobil o kadar popüler oldu ki, ‘Car and Driver’ dergisi bu otomobilin bu yedi yılda yayınladığı her bir ‘En iyi 10’ listesine aldı. Çalışanlarımızın sevdikleri araçları konu alan serimizin beşinci bölümüne başlarken bize katılın.

Büyük otomobil merakı

NGK SPARK PLUG EUROPE GmbH, Benelux ülkeleri Aftermarket Satış Temsilcisi Johan Penners ’in klasik otomobillere karşı olan ilk tutkusu genç bir delikanlıyken şekillendi. “Bu tutku ben 17 yaşındayken başladı. Kız arkadaşımın babası eski bir ralli pilotuydu. Birlikte kız arkadaşımım katılacağı yarışlar için otomobilleri tamir ve modifiye ederdik.”

Otomobillere büyük merakı yeni uyanmaya başlayan biri için Johan’nın kız arkadaşının evi isteyebileceği her şeye sahipti. “Orada babasının bir zamanlar yarıştığı Autobianchi A112 ve Ritmo gibi otomobiller bulabilirdiniz.”

Ayrıca kız arkadaşının babasının, evinin önündeki garaj yolunda üzerinde, 2.0 Manta motoru olan birkaç eski Opel Kadett’i de vardı. “Daha ehliyetim olmadan bu otomobiller üzerinde bana otomobil kullanmayı öğretti. Dolayısıyla, dürüst olmak gerekirse benim otomobil kullanma yaşantım üzerinde büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.  İşte tam bu zamanda otomobil “böceği” tarafından ısırıldım ve bulaştırdığı otomobil tutkusu o zamandan beri devam ediyor.”

Klasik bir BMW

Bu gençlik yılları içinde Johan aynı zamanda kendi otomobilleri üzerinde de ‘çalışmaya başladı’. Böylece bir seri farklı otomobil üzerinde hiç bitmeyen çalışma ve modifiye etme süreci başladı ve bu çalışmalar sonunda 1997 yılında bir 3,2 litre BMW M3 E36 sahip olmasıyla sonuçlandı.

“Bu modern klasik otomobil ‘youngtimer’ yarış maksatları için son derece mükemmel bir başlama noktasıydı” diye anlatıyor, “yaklaşık sekiz yıldır bu otomobilin sahibiyim. Arkadaşlarımdan birinin başarısızlığa uğramış bir projesiydi, böylece ben devraldım ve otomobili hafta sonları pist ve drift’ yarışlarında kullanmak için modifiye etmeye başladım.”

Birçok otomobil meraklılarınca BMW tarihindeki ‘imza’ otomobillerden biri olarak kabul edilen bu özel model son derece ‘makul koşullarda’ Johan’ın mülkiyetine geçti. Şasi ve motor çok iyi durumdaydı, sadece süspansiyonlar üzerinde çalışmak ve pilot koltuğu monte etmenin de olduğu bazı ‘küçük modifikasyonlar’ yapması gerekiyordu.

En baştan başlamak

Beş yıl süren ve bir BMW Mottosu olan “saf sürüş keyfinden (Sheer Driving Pleasure)” sonra Johan şasinin aşınmaya başladığını fark ettt. Pist yarışları nedeniyle kaynaklar bozulmaya başlamıştı. Süratle arabanın kapsamlı bir düzeltme ile yenilenmeye ihtiyacı olduğuna karar verdi. “İlk olarak çiziklerden başlamaya ve önümdeki yıllarda da otomobilimden keyif alabilmem için tam bir yenileme yapmaya karar verdim.”

Yenileme süreci içinde, 17 yaşından beri otomobille ilgili edindiği bilgi birikimi çok işe yaradı. “pratik olarak hemen hemen her işi kendim yaptım. Bu noktaya gelmem yıllar süren öğrenme ve uygulama yapmamla oldu, fakat her zaman tekniğe ait her şeye ilgi duydum. Bu aynı zamanda her şeyi evinizde kendi garajınızda yapabilmenize de yardımcı oldu. Orada çalışmanızı mükemmel şekilde yapmak için ihtiyacınız olan tüm zamana sahipsiniz.”

Profesyonellere bırakılmasının en iyisi olduğuna inandığı otomobilin yeniden boyanması ve motoru yenilenmesi dışında Johan otomobilin yenilenmesini kendi yapabildi. Bu, kısmen, arkadaşından aldığı küçük bir yardım sayesindeydi. “Tam zamanlı deneyimli bir otomobil teknisyeni olan iyi bir arkadaşım olduğu için şanslıyım, böylece ne zaman bir tavsiyeye ihtiyacım olduğunda kendisi sadece bir telefon mesafesinde.”

Pistte kalmak

Hollanda da yarış otomobillerinin normal yollarda kullanılmasına izin veren özel bir muafiyete sahip olmasına rağmen, Johan BMW’sini kullanırken genellikle yarış pistlerine bağlı kalmaya çalışıyor. “Kendinize hâkim olmanız ve karayolu kurallarına bağlı kalmanız oldukça zor, dolayısıyla bu nedenle otomobili genellikle pistte kullanıyorum. Bunun anlamı otomobili yarış mevsiminde - Marttan Ekime kadar – her üç dört haftada bir dışarı çıkartabiliyor ve alabildim kadar keyif almaya çalışıyorum.”

Johan’ın motor sporları deneyimi kendi mesleği için de oldukça faydalı.  Benelux ülkelerinde birkaç yarış ekibine doğrudan giriş izni olması şirketin yerel işleri için ilave yardımcı oluyor. “Örneğin, Ateşleme bujisi testini Rattingen’de yaparak Hollanda WBSK ekibine teknik desteğimizi artırdık. Bu, bizi onların yerel tesislerinde teknik eğitim yapmaya yönlendirdi ve sonucu olarak genel eğitim deneyimini geliştirdi,” diye açıkladı.

Çalışma-yaşam-otomobil-dengesi

Üzerinde “şirketinin gelecekte uzun süre imalatına devam edeceğini umduğu” NGK Laser Platinum PKR7A ateşleme kahramanlarıyla donatılmış BMW’siyle, Johan’ın otomobil ve yarış gösterileri tutkusunun yakın bir sürede azalacağını gösteren hiçbir işaret yok.

“Kalan boş vakitlerimin önemli bir kısmı, çalışma, eşim, köpeğim, aile ve dostları düştükten sonra, otomobiller için harcanıyor,” diyor.  Johan’ın şansına, kendisine yakın olanlar tutkusuna karşı son derece anlayışlı. “Ailem otomobillerle çalışmamın yapmam gereken bir şey olduğunu anlıyor. Her zaman aklımda. Otomobiller ve yarışlar olmadan bir hayat, benim için, tahmin edilemeyen bir şey!”

Sonraki blog serimiz 2002 Porsche Boxter (986)ve 1992 Porsche 968 Cabrio olacak.